Yedekleme & Felaket Kurtarma Sistemleri
YEDEKLEME VE FELAKET KURTARMA HİZMETLERİ
Sistem Bilgisayar Yedekleme ve Arşivleme Hizmetleri ile yaşanabilecek felaketlerde zaman, maliyet ve veri kayıplarını önleyin.
Firmalarda her geçen gün veri miktarının artması ve bu verilerin kurumsal süreçlerde önemli bir rol oynaması mevcut/potansiyel risklere karşı önlem alınmasını zorunlu kılmaktadır.
İş sürekliliğinin sağlanması açısından verilerin yedeklenmesi, arşivlenmesi ve sağlıklı olarak tekrar kullanılabilmeleri doğru teknolojilerin seçilmesi, kurulumu ve yönetilmesi ile mümkündür.
Sistem Bilgisayar firmaların yedekleme planları doğrultusunda analiz çalışmaları yaparak projeler oluşturmakta ve projelerin uygulanmasını sağlamaktadır.
Sistem Bilgisayar’ın Yedekleme ve Arşivleme hizmetlerinin müşteriler için yararları;
- Veri güvenliğinin sağlanması,
- İş sürekliliği sağlanması,
- Finansal kayıpları önler,
Veri Yedekleme Türleri
Veri yedekleme temel olarak tam yedekleme (full) , fark yedekleme( Differential) ve artan yedekleme (incremental) olmak üzere üçe ayrılmaktadır.
Tam yedekleme: Tam yedekleme, yedeği alınmak üzere seçilmiş bütün bilgilerin bir kopyasının yedekleme medyasına kaydedildiği bir yedekleme türüdür. Tam yedeklemede orijinal verinin birebir kopyası alındığı için yedekleme medyasında orijinal verinin boyutu kadar yer kaplamaktadır. Bu çalışma biçimi yedek alma süresini uzatmakta ve ihtiyaç duyulan yedekleme sıklığının sağlanmasını zorlaştırmaktadır. Yedekleme donanımının yetersiz olduğu, yedeklenecek veri boyutunun çok yüksek olduğu veya verinin sık yedeklenmesi gereken ortamlarda yedekleme işlerinin tümünün tam yedek olarak belirlenmesi her zaman mümkün değildir. Diğer yandan, tam yedekleme bilginin geri döndürülme ihtiyacı ortaya çıktığında orijinal verinin tamamını içerdiğinden başka yedekleme işlerine ihtiyaç duymadan kullanılabilecek bir yöntemdir. Tam yedekleme diğer bütün yedekleme türleri için bir başlangıç noktası olarak düşünülmelidir.
Fark yedekleme: Başarılı olarak sonlandırılmış en son tam yedeğe göre değişikliklerin yedeklenmesidir. Sadece en son alınan tam yedeğe göre farkın yedeklenmesi nedeni ile tam yedeklemeye göre daha hızlıdır ve yedekleme medyası üzerinde daha düşük alan işgal etmektedir. Fark yedeklemede her zaman en son tam yedeğe göre fark alındığı için yedeklenen veri miktarı sürekli artmaktadır. Belirli aralıklarla tam yedek alınması fark yedeklemesi sırasında yedeklenecek veri miktarını düşürmektedir. Verinin geri döndürülmesi gerektiğinde fark yedeğe ek olarak tam yedeğe de ihtiyaç vardır. Geri döndürme sırasında iki yedeğinde kullanılması nedeni ile tam yedeğe göre daha yavaş bir yedekleme türüdür.
Artan yedekleme: Başarılı olarak sonlandırılmış en son yedeğe göre değişen bilgilerin yedeklenmesidir. En son yedeğin tam, fark veya artan olmasının önemi yoktur. Sadece en son değişikliklerin yedeklenmesi nedeni ile yedekleme işinin tamamlanma süresi kısadır. Yedekten geri döndürme işlemi gerektiğinde tam yedek ve arada alınmış bütün artan yedeklere ihtiyaç vardır. Bu sebeple düşük geri döndürme hızına sahiptir. Ayrıca birçok yedekleme işinde alınan verilerden geri döndürme işi yaptığından geri döndürme başarısı diğer türlere göre düşüktür.
Bulut Hizmetleri
Sahip olduğunuz tüm uygulama, program ve verilerinizin sanal bir sunucuda yani bulutta depolanması ve internete bağlı olduğunuz herhangi bir ortamda cihazlarınız aracılığıyla bu bilgilere, verilere, programlara kolayca ulaşım sağlayabildiğiniz hizmetler bütününe Bulut Bilişim veya Bulut Teknolojisi (Cloud Computing) diyoruz.
Bulut Bilişimi neyi ifade etmektedir? Hard Disklerimizde depoladığımız verilerin internet ortamında sanal sunucularda saklanması işlemi diyebiliriz. Bulut Bilişimi bize daha fazla depolama alanı, hızlı veri transferi, maliyet tasarrufu yapabilme gibi bir takım olanaklar sağlamaktadır. Büyük şirketler içinde iş gücü tasarrufunu da ekleyebiliriz. Örneğin günümüzde kullandığımız sosyal ağlarda ki birçok veri (yüklediğiniz video, müzik, fotoğraf vs. ) o sitelerin kendi bulutlarında depolanmaktadır. Bu bağlamda günlük hayatta dolaylı olarak Bulut Bilişimi kullanmış oluyoruz.
Bulut Bilişimin dezavantajları nelerdir? Sanal ortamda depolanan verilerimize ulaşabilmemiz için internet bağlantısının olması gerekmektedir yani internet olmayan durumlarda bilgilerimize erişmek söz konusu değildir. İnternete bağlı olarak düşük hızlı internete sahipseniz veri alış-veriş hızınız da o derecede daha yavaş olacaktır. Herkesin kafasını karıştıran en büyük dezavantajlardan birisi de güvenlik açıkları olmaktadır. Sanal sunucularda saklanan verilerimizi kötü amaçlı kişilerin ele geçirme olasılığı da bulunmaktadır. Bulut Bilişiminin çeşitli modelleri, tipleri ve yapıları bulunmaktadır. Bulut Bilişiminin 4 ayrı tipi vardır, bunları başlıklar altında açıklamaya çalışalım.
Public Cloud (Genel Bulut): Public Cloud’da kendi strüktürümüzü (genel yapı, sistem) tamamen buluttan faydalanarak kuruyoruz. Yani bu demektir ki, strüktürümüzü üçüncü şirket üzerinde kiralayacağımız kaynaklar üzerinde kuruyoruz. Buna örnek olarak kullandığımız elektronik postaları gösterebiliriz. Bu elektronik postalara hiçbir para ödemeden bunların çeşitli özelliklerini kullanıyoruz. Bu tipi küçük ve orta ölçekli şirketlerde kullanabiliriz. Public Cloud`da basit tabiriyle esasen ne kadar kullanıyorsanız, o kadar da ödeme yapıyorsunuz.
Private Cloud (Özel Bulut): Private Cloud daha büyük şirketler ve bilgileri daha önemli olan şirketlerin tercih ettiği bir bulut teknolojisi tipidir. Buna örnek olarak Microsoft şirketinin sunduğu Hyper – V ve System Center ürünlerini gösterebiliriz. Private Cloud kişisel kurduğumuz yapı olduğu için tüm bilgiler bizim elimizin altındadır.
Hybrid Cloud (Melez Bulut): Hybrid Cloud Public ve Private Cloud’un birleşiminden ortaya çıkan yapılardır. Güvenlik ve gizliliğin daha önemli olduğu ve tedbirin yüksek tutulması gereken yerlerde Private Cloud teknolojisi kullanılır, ancak yukarıdaki güvenlik tedbirlerinin daha düşük düzeyde tutulabileceği alanlarda Public Cloud kullanmak daha mantıklıdır. Bunların birleşmesi de şirketlerin hacmine göre değişiyor.
Community Cloud (Topluluk Bulut): Bu tipten de kısaca bahsedecek olursak, ilk olarak belirtmemiz gereken, çok fazla kullanılan bir bulut teknolojisi tipi olmadığıdır. Community Cloud teknolojisini şu şekilde açıklayabiliriz: Bulut üzerinde aldığımız herhangi bir hizmeti eğer birkaç şirket ile ortak kullanıyorsak, buna Community Cloud denir.
Ağ ve Güvenlik Çözümlerimiz
İnternetten sanal olarak gelen tehditlere karşı alınan tedbirler bütününe ağ güvenliği denir. Bilgi teknolojilerinde sistemlerin gelişmesi, internetin daha geniş kitlelere yayılması ve hacminin büyümesiyle birlikte bilgi güvenliği önem kazanmaktadır.
Firewall Ürünleri: Bir kural kümesi temelinde ağa gelen giden paket trafiğini kontrol etmekte, veri ya da kaynaklara yetkisiz erişimi engellemekte ve farklı öncelik ve özelliklere sahip ağları (Intranet, Internet vb.) izole etmekte kullanılan donanım ya da yazılım halindeki ağ cihazlarıdır.
Yeni Nesil Güvenlik Duvarı(NGFW-Next Generation Firewall): Geleneksel güvenlik duvarları ağ geçidinde trafiği kaynak ve hedef adreslerine, kullanılan port/servise ve protokole göre izin vermek veya engellemek üzere ayarlanmış cihazlardır.
Bu yöntem yeni nesil tehditler ve artan saldırılar sebebiyle geleneksel güvenlik duvarı yaklaşımının iyi bir ağ geçidi kontrolü için yeterliliğini kaybetmiştir. Geleneksel güvenlik duvarı sistemlerinin güncel gereksinimleri karşılayamaz hale gelmesiyle güvenlik sağlayıcıları da ağ trafiğindeki kötü yazılımları ortaya çıkarmak için güvenlik kırılmalarını engelleyen ve derin veri içeriği incelemesi yapan yöntemler geliştirmeye başlamıştır. Yeni Nesil Güvenlik Duvarı, performanstan ödün vermeden paket içeriğini, kaynak-hedef ve kullanıcı davranışlarını kontrol edebiliyor.
URL Filtreleme : Son zamanlarda yapılan bir çok araştırma iş günü içerisinde yapılan web sayfası ziyaretlerinin çoğunun işle alakalı olmadığı, sakıncalı sayfa ziyaretlerinin sistemlere virus/trojan bulaşmasına, gereksiz bant genişliği harcanmasına ve yasal olmayan sitelerden indirilen programların sistemlere sahte lisanslarla kurulmasına sebep olmaktadır. Bütün bunları engelleyebilmek için URL filtering denilen yazılımlar kullanılır. Bu yazılımların her gün güncellenen veri tabanları sayesinde dünyadaki çoğu web sayfaları sınıflandırılmış durumda. Bu yazılımlar kişi, grup, IP adres aralıklarına kural tanımlamamızı sağlamaktadır. Bu sayede daha önceden tanımladığımız kişilere hangi zaman aralıklarında nerelere girebileceklerini belirlenebilir. Engellenen sayfalarla ilgili olarak kullanıcı karşısına bilgilendirici bir ekran çıkar ve neden engellendiği ya da hangi zaman aralıklarında geçerli olduğu belirtilir.
Saldırı Tespit ve Önleme Sistemi (IDS ve IPS) Kurumdaki ağı ve ağdaki trafiği kötücül aktivitelere karşı korumak ve saldırganların ağınıza erişimini engelleyen sistemelerdir. Temel fonksiyonları; anormal trafik, zararlı kod , politika ihlali, ya da sisteme girmeye çalışan bir saldırganın varlığı gibi durumları analiz etmek, bu aktivitelerle ilgili kayıt tutmak ve bu aktiviteleri raporlayıp durdurmaya/engellemeye çalışmak olan saldırı önleme sistemlerinin, saldırı tespit sistemlerinden en önemli farkı; herhangi bir zararlı aktiviteyi tespit ettikten sonra engelleyip bloklamasıdır.
E-posta Güvenliği : Kurumların eposta iletişiminin virüs, spam ve zararlı kodlara karşı korunması için kullanılan bir çözümdür. Hacker’lar, oltalama e-postaları, spam virüsler, kimlik hırsızlığı gibi tehditler e-posta güvenliğinin önemini vurgulamaktadır. E-postaların güvenliği sağlanmazsa, içerdikleri bilgiler başkaları tarafından ele geçirilebilir, gönderim ya da depolama sırasında içerikleriyle oynanabilinir, ya da değiştirilebilir, başkası adına atıyormuş gibi sahte e-postalar atılabilir ya da Denial of Service gibi ataklarla eposta sunucusu tamamen kullanılamaz hale getirilebilir.
Ağ Erişim Kontrolü (NAC): Ağ Erişim Kontrolü (NAC) teknolojisi; son kullanıcı güvenliği teknolojilerini, kullanıcı ya da sistem authentication ve ağ güvenliği politikalarının uygulanmasını birleştirmeye yönelik bir teknolojidir. NAC; sistemdeki her kullanıcının erişebileceği verileri yetkilendiren, kullanıcıların rolleri çerçevesinde düzenleme ve sınırlandırma, ağ güvenlik denetlemesi yapan ve kullanıcı sistem güvenliğini sağlayan bir teknolojidir.
Veri Tabanı Güvenlik Duvarı: Veri tabanlarının güvenliğini sağlamanın yanında veriye kimin, ne zaman ve ne kadar veriye eriştiğinin takibatının yapılmasının sağlanmasıdır. Yani, kullanıcıların yetkilerinin olmasına rağmen veri tabanlarında ya da dosya sunucularındaki erişmemeleri gereken verilere de erişiyor, hatta bu verileri değiştiriyor olabilir. Bu tarz durumların ortaya çıkarılması ve engellenmesi için veri tabanı güvenlik sistemleri kullanılır.
Gelişmiş Sürekli Tehdit (APT): Şimdiye kadar bildiğimiz güvenlik sistemleri temel olarak zararlı tesbitinde imza tabanlı (Signature Based) bir mekanizmayla çalışmaktadır. Yani, bir zararlı önceden tespit edilecek ve bu zararlıya ait imza oluşturularak tespit edilmesi sağlanacaktır.
Veri Depolama Sistemleri
DAS (Direct Attached Storage) çözümleri Bu çözümü sunan ürünler sadece bir sunucuya bağlanabilir. Bunları sistemlerimize takılı ekstra disk üniteleri olarak görebiliriz. Bu ürünler sunucularımıza SCSI veya SAS Controllerlar aracılığı ile bağlanırlar. Bu ürünlerin başlıca dezavantajı başka sunucular tarafından paylaşılamaması, başka bir sunucuya aktarılmak istendiğinde yapılan bağlantıların sökülerek diğer sunucuya transfer edilmesi gerekliliğidir.
NAS (Network Attached Storage) çözümleri Bu ürünler networkümüze bağladığımız ve üzerlerinde özel olarak tasarlanmış patentli işletim sistemlerinin bulunduğu dosya sunucularıdır. Bu sunucular bazı dosya iletişim protokollerinin bir veya bir kaç tanesini bir arada bulundurabilirler. NFS ve CIFS protokolleri bunların başlıcalarıdır. Ayrıca bu sunuculara yüklenmiş olan işletim sistemleri diğer işletim sistemlerine göre daha etkin bir I/O yönetimi sağlamaktadırlar. Bu ürünlere ek kapasite kazandırmak amacı ile SCSI veya SAS controllerlar aracılığı ile DAS üniteleri takılabileceği Fiber Channel Host Bus Adapter’ler aracılığı ile aşağıda anlatacağımız SAN cihazlarına bağlanabilirler.
SAN (Storage Area Network) çözümleri Sunucularımız bu çözümü sunan ürünlere Fiber Channel ve iSCSI teknolojilerini kullanarak bağlanabilirler. Fiber Channel teknolojisi storage ünitesinin yanı sıra fiber SAN switch ve Host Bus Adater adı verilen ve sunucularımız ile switch arasındaki bağlantıyı sağlayan ek donanımlara ihtiyaç duymaktadır. iSCSI çözümünde ise mevcut var olan networkümüz kullanılabilmektedir. SAN ürünlerinde her iki teknolojinin de kullanıldığı ürünler olduğu gibi sadece fiber channel veya iSCSI teknoljilerini kullanan ürünler de bulunmaktadır. SAN çözümünü giriş seviyesinde kullanan ürünlerde SAS, SATA veya SCSI disk üniteleri kullanmaktadır. Daha üst seviye ürünlerde ise daha hızlı olan Fiber Channel veya FATA diskler tercih edilmektedir. Her iki disk yapısını destekleyen ürünler olduğu gibi sadece FC diskleri destekleyen ürünler satışa sunulmaktadır.
Sunucu Sistemleri
Sunucu Nedir? Sunucu, herhangi bir ağ üzerinde bir programı veya bir bilgiyi farklı kullanıcılara, sistemlere paylaştıran ve dağıtan donanım veya yazılıma verilen genel isimdir. En önemli nokta ise sunucuların bir bilgisayar ağına bağlı olmasıdır. Yapısal olarak sunucuların, sorunsuz çalışmak üzere yüksek konfigrasyonda imal edilmiş, güvenilir, çoklu kullanıcıya hizmet eden bilgisayar sistemleridir. Örneğin bir kurumda bütün bilgisayarları ve kullanıcıları denetleyen bir sunucu olabilir buna Domain Sunucu, şirkette dosya paylaşımlarını dağıtan denetleyen yetkilendiren bir sunucu olabilir buna Dosya Sunucu (File Server) denir.
Sunuculara neden ihtiyaç vardır? İşlerimizi bilgisayar sistemleri vasıtasıyla yaptığımız ve bilgileri bu sistemlere depoladığımız kaçınılmaz bir gerçektir. Günümüzde bilgisayar sistemlerinin kullanımını tartışmamaya gerek yoktur. Artık bütün kurumlar işlerini bilgisayar ile yapıyor hizmetlerini bilgisayar ile yürütüyor önemli verilerini bilgisayar ortamında saklıyor. Günümüzde, bilgisayar sistemlerinin sürekli çalışmasının çok önemli olduğu bankacılık, sağlık, eğitim gibi sektörler ve devlet kurumları var.
Buralarda oluşabilecek sorunlar para ve zaman kayıplarına neden olmaktadır. Veri tabanlarının bütünlüğünü korumak ise en önemli konudur. Bir kurumda bir günlük veri kaybının bile o kurumu ne denli sıkıntıya sokacağı meydandadır. Sağlıklı işlemeyen sistemlerinin kurumlara çok zaman, para işgücü ve motivasyon kaybettireceği ortadadır. Sunuculara olan ihtiyaç ise burada ortaya çıkar. Yapılan işte, zaman, iş ve bilgi kaybı olmasını istemiyorsak sunucular işin içerisine giriyor.
Bu noktada sunucuların yedekli çalışması ise iş sürekliliğinin devamını sağlayacaktır. Mesela sunucunun bir disk ünitesinde oluşan sorundan dolayı diğer disk ünitesi, güç ünitesi kısmında oluşan sorundan dolayı diğer güç ünitesi devreye girer hatta sunucular ile yedekli çalışılması bir sunucu durduğu halde diğer sunucun devreye girmesi ile sistemin en yüksek düzeyde iş sürekliliği sağlayacaktır. Aksi halde bir firmada çalışan terminal bilgisayarlar ne kadar güçlü olursa olsun, sistem altyapısı (kablolama, UPS, Jenaratör vb) ne kadar iyi olursa olsun sunucularınızda oluşabilecek bir problem her şeyin durması anlamına gelecektir.



